Zeynep  Aktenk

AĞAÇ YAŞ İKEN EĞİLİR

Çocuk ,mimarları hayatta kaldığı sürece inşası devam eden bir  eserdir. Her saniye üstüne bir tuğla koyulur.Ama en önemlisi temeldir.Nasıl bir binanın temeli sağlam yapılmadığında yıkılırsa çocuğun da temeli sağlam olmazsa büyüdükçe yıkılır.
Yıllar geçtikçe binaların bazıları yıkılır,bazıları ise hala dimdik ayaktadır.Dayananların temelleri de kendisi de sağlamdır.Ne kadar uğraşsanız da o binayı yıkamazsınız.Bir bina nasıl mimarlar tarafından inşa ediliyorsa,çocuklar da anne ve babaları tarafından inşa edilirler.Aynı şekilde bir binanın kalıbını nasıl mimarlar belirliyorsa bir çocuğun kişiliğini de az çok ailesi ve çevresi belirler.
Genelde çocuklar anne ve babalarını taklit ederler.Bu ayıplanacak bir şey değildir.Çünkü bunu yaparken çocukların tek amacı ,kahraman gördükleri ailesi gibi olmaktır.Anne babalarını taklit eden çocuklar büyüdüklerinde hayata bazı şeyleri bilerek başlarlar.Yani bir adım önde..Çocuklar küçükken edindikleri alışkanlıkları değiştirmekte zorlanırlar.Çünkü artık o huylar kalıplaşmıştır.Bir çocuk kanunlara göre on sekiz yaşından sonra artık çocuk değildir.Kararlarını kendisi verebilir.Ama çocuklar ailelerinin onlarda yarattıkları izleri değiştiremezler.Çünkü onlar artık kalıplaşmıştır,değiştirilemez…
Anne ve babalar çocuklarına iyi duygular , sevgi ve ahlak aşılamak için uğraşırlar.Ama bazı çocuklar  buna aldırmaz, koyulan tuğlaları kırarlar.Dik başlı büyüyen çocuklar,büyüyünce hemen yıkılırlar.Ailesi ne kadar uğraşırsa uğraşsın onu artık düzeltemez.Neden mi ? Çünkü,”Ağaç yaş iken eğilir”… 

 

                                                                                                     ZEYNEP AKTENK