Yazarı:

Brigitte Labbe-

Michel Puech

Resimleyen:

Jacques Azam

Çeviren: 

Azade Aslan

Yayınevi:

Günışığı Kitaplığı

Sayfa sayısı:

40 sayfa

Yaş grubu: 9+

ZAMAN ÇOVE ZAMAN YOK

  "İnsanların  şefi nedir?" diye sorsalar, siz neyi şef olarak seçersiniz?
 

   Buraya karşımıza oturmuş bu sözcükleri okumaya "zaman" ayırıyorsanız siz çoktan şefliği kapmışsınız:) hiç başkasını aramayın. Ancak bu yazıyı okuyacak kadar zaman bulamayanlar, çocuklarıyla okudukları hakkında konuşacak zaman yaratamayanlar, sözcüklerin arasında "Zamanım yok ki!" kelimelerini baş köşlerine koyanlar ve "zaman"ı hayatlarına göre değil de hayatlarını "zaman"a göre planlayanlar, zamanınız varsa patronunuz Akrep'le Yelkova'na bir selam verebilirsiniz.


   Eminim birçok çocukla beraber çoğu aile de bu seriyi biliyordur. Ancak "Okuyan Çocuklar"da olmazsa eksikliğini çok fazla hissedeceğim bir seri olduğu için ilk yayında belki bilmeyenler de vardır diyerek sizlerle paylaşmak istiyorum "Çıtır Çıtır Felsefe" serisini.
   

   "Zaman Çok ve Zaman Yok" öyle doğru bir başlık olmuş ki bu kitap için:  Bazen çocuklarımız ve bizler, zamanın geçmemesinden yakınırken bazı durumlarda da nasıl geçtiğini anlayamayız. Zaman aynı zamansa, akreple yelkovan aynı yarışı tamamlıyorlarsa nedir var ile yok arasındaki bunca fark?


    Bu kitabı okurken bir yolculuktaydım ve her paragrafta ayağa kalkıp otobüsteki herkese sesli sesli okumamak için kendimi zor tuttum. O anda herkes duysun, herkes fikrini söylesin, yolculuk boyunca tüm otobüs konuşuverelim, düşünüverelim işte bir kerecik istedim. Elbette sonra "zaman"ı değil Bilge deyip susturdum kendimi.

   

    Sanırım sesimizin içimizde kısılmadığı ve özgür olabildiğimizi hissedebildiğimiz zaman da geldiğinde, üzerimize yığılan tonla garip bakış ve başımıza koyulan huniyle beraber akreple yelkovanın patronluğunu da elimize almış olabileceğiz herhalde. :) 
   

   Bu kitap çok önemli çünkü: Zamanında çocuklarla konuşmaktan hep kaçınılan, aslında hep de hayatımızın içinde olan "soyut"u konuşturup "somut"laştırıp "Neden?"i sürekli sorduruyor. Çocukların özünde olan hep sorgulama isteğini bize hatırlatıyor. Bu nedenle de asıl çocuklar felsefe yapmalı diyoruz. Sormayan, sorgulamayan çocuklardan büyüdüklerinde düşünüp sorgulamalarını bekliyoruz. Oysaki çocuklarımız düşünmeyi, kendi fikirlerine sahip çıkmayı, bambaşka fikirlerin de bu dünyada olabileceğini keşfedebilmeli. İlk önce de kendi fikirlerinden korkmamayı öğrenebilmeli.
     

   Kitapta çok çok sevdiğim bir bölüm var: "Düşünmek için zaman gerekir. Bu zamanı da yapacak hiçbir şeyimiz olmadığında buluruz. Ama böyle zamanlar enderdir. Herkesin bir ajandası vardır ancak bu ajandada, 'hayal etme zamanı', 'hiçbir şey yapmama zamanı' yazan kutucuklara pek rastlanmaz."
 

    Bizler çocukları boş boş duvarlara bakarken, etrafta kendi kendine dolaşırken gördüğümüzde kaygılanır, onların "zaman" öldürdüğünü düşünüp hemen belki bu dünyada gelebilecek harika bir fikrin katili oluveririz.
   

     Bizlerin de çocukların da düşünmeye, konuşmaya "zaman" ayırmamız, ileriki "zaman"larımız için çok çok önemli. "Çıtır Çıtır Felsefe" isminin altına "Hayatı Anlatan Kitaplar" diye yazmış. Bu hayatı ve anlatılanları çocuklarımızın ve duymakta geç kalmış bizlerin okumaya, konuşmaya hakkı var diye düşünüyorum!

 

    En önemlisi ve yararlısının da kesinlikle ailecek okunup konuşulması, çocukların düşünmesine, fikir paylaşmasına fırsat verilmesi olacağı inancındayım!


"Zamanınız çoksa da zamanınız yoksa da okuyalım!" diyorum. :)
 

Bilge Bilgi