Yunus Emir Şanlan

Bir Kar Tanesinin Macerası

    Gözlerimi açtığımda minik bir kar tanesiydim. Etrafımda milyonlarca kar tanesi arkadaşım vardı. Öyle güzeldim ki hiç kimseye benzemiyordum. Sonra bir rüzgar gördüm. Onunla hemen arkadaş oldum ve beni çeşitli maceralarla karşılaştırdı. Rüzgar beni sımsıkı kucakladı ve beni başka ülkelere uçurdu. Bu arada rüzgarla epey konuşma fırsatım oldu.

-“İşini yapıyorken hiç zorlanıyor musun?”  dedim.

- “Hayır, zorlanmıyorum. Çünkü başka yerlere gidiyorum ve bu da çok zevkli.”  dedi.

Sonra yolda kuş ile karşılaştık. Kuşun kanadında azıcık dinlendik. Ağaca baktığımızda çok güzel bir ağaç gördük. Tekrar görüşmek üzere dedim. Ardından ikisine de veda ettim. Beni ağaca bırakıp gittiler. Ağaçta bir karınca ile karşılaştım. Bütün gece onun ile sohbet ettik. Karınca bana dönerek;

  • “Yere düşünce canın acıyor mu?” dedi.

Ben de ona;

  • “Hayır acımıyor. Çünkü biz bu işte ustayız.” dedim.

Sabah olunca karıncanın evinden bir çocuğun elindeki kar topuna yapıştım. O kar topunu kardan adamın üstüne koydu. Uzun süre kardan adamın üzerinden çocukları izledim. Ta ki buharlaşıp yeni bir kar maceraya başlayana kadar.

Yunus Emir Şanlan