Saat Neden İcat Edildi?

Çok çok eski zamanlarda yaşayan masum mu masum, kirli saçlı, mavi gözlü ufak elleri olan çirkin bir kız yaşarmış. Bu kız o kadar eski bir zamanda yaşarmış ki, o zamanlar ne dil varmış ne lisan. İnsanlar sabah barındıkları yerden çıkıp hayvan avlar, yemek yer, gece olunca da yatarlarmış.  Kızcağızın bir de uzaktan uzaktan sevdiği birisi varmış. Oğlan hep buraya aykırı olmak ister, kendi çapında sürekli yenilikler için çabalar düşünürmüş fakat bulunduğu yerde ilerleyeceğinden hiç ümidi yokmuş. Nereye olursa olsun bu aptal topluluktan gitmeyi kafasına koymuş. Bizim küçük kız ona fazlasıyla tutkunmuş. Gün boyu onu izler, derdini anlamak ister, onunla birlikte sinirlenip onunla birlikte mutsuz olurmuş...

Gidebilmek

Baştan savma sevgi sözcükleri kullanma bana. Biliyorum sevmediğini. Ellerimi tutarken anladım bana ne kadar uzak olduğunu. Ayaklarımla ayaklarının arasından ancak bir kedi geçebilirdi belki, ama kalbimle kalbinin arasına kim bilir kaç ayağa yer verildi. Benim yanımda başın ellerine bile ağır gelmişti, başını masaya koyup bakardın bana. Sıkılıp sıkılmadığını sorardım büyük bir hüzünle o an. Sıkıldığını ve yanımda olmak istemediğini her zaman çok iyi bilirdim fakat umursamazdım pek. İsterse zorla olsun, yine de seninle olmak için didinip dururdum kendi çapımda. Çünkü sen bu dünyadaki en güzel gözlü insandın. Sesin, dinlenilmesi gereken en iyi kafiyeleri oluştururdu normal normal sıraladığın kelimelerle...

Please reload