Yaratıcı ve İlginç Kitaplar  Dizisi 1

Bir Kitap Köpek Yiyebilir mi?

Bir Çocuk Bir Kitapla Oyun Oynayabilir mi?

Murat Moroğlu

Yaratıcı Drama Eğitmeni

Herkese merhaba… Bolca, çocuk edebiyatı kitapları okumanız dileğiyle yazıya başlamak istiyorum. “İyi” kitaplar okumak gerekiyor ki tavsiyelerimiz de “iyi” olsun değil mi? Peki ne demektir iyi, hiç düşündünüz mü?

Birkaç farklı anlamı var “iyi” kavramının. “Beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, uygun, doğru olan, işe yarar,  doğasına uygun, belli bir insan gereksinmesini karşılayan”  bunlardan bazıları… Çocuk edebiyatının “iyi” örneklerinden kastedilen özellikler de bunlar diyebilirim.

          Çünkü iyi örnekleri okumaya ve okutturmaya ihtiyacımız var…

          Çünkü çocukların, beğeneceği kitapları bulmamız ve onlara fark ettirmemiz gerekiyor…

          Çünkü hem yetişkinlerin hem de çocukların bazı insani gereksinimlerini karşılamamız gerektiği için çocuk edebiyatının iyi örneklerine ihtiyacımız var…

          Okuduğunu anlayan, anladıklarından neden-sonuç ilişkisi kurabilen çocuklara ihtiyacımız var. Nasıl başaracağız bunları peki, aile içinde evde konuşarak mı? Yoksa sekiz ya da dokuz saat, çocukları okula göndererek mi? Yoksa bilimsel bilgiyi (!) üretmeye çalışan üniversitelerle mi? Cevaplarınız varsın sizde kalsın…

          Benim ilk önerim yine her zamanki gibi çocuk kitapları olacak. Ancak yukarıda açıklamaya çalıştığım “iyi” kavramının anlamını tam olarak karşılayan/karşılayabilen örneklerle tabi ki. Bu örneklerden biri üzerinde durmak istiyorum bu yazıda. Richard Byrne’in “Bu Kitap Benim Köpeğimi Yedi” adlı kitabı yukarıda bahsedilen iyi örneklerden bir tanesi. Daha adıyla bile çok ilgi çekici nitelikte diyebilirim. Çocuk bu adı duyduğu zaman merak duygusu ister istemez tetiklenecektir bence. Bu duygunun harekete geçmesi de çocuğun kitaba ve/veya genel olarak okumaya olan ilgisini de arttıracaktır. Demek ki neymiş, kitap adının bile önemi varmış, kitaplara olan ilginin oluşmasında ya da artmasında. Ayrıca “Bu Kitap Benim Köpeğimi Yedi” isminde geçen köpek kavramı da çocuğun kitaba yönelmesini sağlayabilir çünkü çocuklar, köpekleri genel olarak çok severler hatta korken de onları severler.

           Adı geçen kitap, ilginç bir o kadar da yaratıcı bir kitap... Bu ilginçlik ve yaratıcılık öğesi, çizimlerle de desteklenmiş. Bella, kahramanımızın adı. Aslında birçok kişinin yaşamda yaptığı gibi köpeğini sadece dolaşmaya çıkarıyor ve olanlar oluyor. Bella’ nın köpeği bir anda yok oluyor. Bu yok oluş çizer tarafından tam da sayfanın ortasına denk getirilerek ilginçlik ve yaratıcı öğelerle merak duygusu ortaya çıkarılıyor. Bella’ nın köpeğinin daha ilk sayfada yok olması diğer sayfalara ya da öyküye olan merakı da tetikliyor. Sonra sırasıyla Bella’ nın arkadaşı Ben, Köpek Kurtarma Ekibi, İtfaiye, polis ve derken Bella da kayıp oluyor. Bu noktada okuyucu ve kitap baş başa kalıyor. Kahramanlar yok, okunacak bir hikâye yok neredeyse hiçbir şey yok, küçük bir nottan başka…

         İlerleyen sayfalarda ortaya çıkan o notta, okuyucudan yardım isteniyor. Evet evet, yanlış duymadınız kitap, okuyucudan yardım istiyor. Nasıl mı? Kitap, okuyucudan kitabı yan çevirmesini (dikey olarak, alınca göreceksiniz) ve sallamasını istiyor. Hem de bir kere de değil, defalarca. Ve çocuk yani okuyucu başlıyor kitabı sallamaya. Sallıyor, sallıyor, sallıyor… Yetmiyor bir daha salla diyor ve okuyucu yine sallıyor kitabı. Az önce kitabın tam ortasında kaybolan Bella’ nın arkadaşı Ben, Köpek Kurtarma Ekibi, İtfaiye, polis ve Bella tekrar kitabın sayfaları arasında yerini alıyor. Bella, yardımlarından dolayı da okuyucuya teşekkür etmeyi de unutmuyor tabi ki… Kitabın ilginç ve yaratıcılık öğeleri başka bir yerde bir kere daha ortaya çıkıyor. O da şu; kitap, okuyucudan oyun oynamasını ve eğlenmesini istiyor, okuyucuyu aktif kılarak. Bunu bu kadar rahat yazmamın nedeni, oğlumun birebir bu duyguları yaşadığı görmemdi. Hatta o kadar çok yaşadı ki, kitabın bir sayfasının, sallamadan dolayı birazcık yırtıldığını söylemeliyim.

         Oğlum, çizimlerle hem kaybolmayı gördü hem de kitabı sallamayla kahramanların yeniden sayfalarda ortaya çıkışını gördü. Bu da onu, bu oyunlarından dolayı kitabı, defalarca okumaya itti. Kitabı sevdi, onunla oynadı… Başka kitaplarda da benzer şeyler (eğlenceler) bulabilirim diye baktığı da oldu. Bundan tam olarak çıkardığım şey şu; kitap ilgisi ve sevgisi… Öyle kitaplarla küçücük yaşlarda onları tanıştırmalıyız ki, kitap sevgisini fark etmeli çocuklar…

Ancak bu şekilde onları okumaya sevk edebiliriz diye düşünüyorum…

          Ancak bu şekilde onların iyi bir okuyucu olmalarını sağlayabiliriz diye düşünüyorum…

Okuma alışkanlığı kazandırdığımızda “okuduğunu anlayan ve anladıklarından neden-sonuç ilişkisi çıkarabilen” çocuklar yetiştirebiliriz diye düşünüyorum.

Lütfen onlara kitaplar almadan önce okuyun, eğer o kitap sizi içinize işlerse, sizi mutlu ederse o kitabı hiç düşünmeden alın…

 

           Murat Moroğlu

Yaratıcı Drama Eğitmeni