Küçük Kara Balık

Yazarı:

Samed Behrengi

Çeviren:

İlknur Özdemir

Resimleyen:

Serap Deliorman

Yayınevi:

Kırmızıkedi Çocuk

Sayfa sayısı: 64

Basım tarihi:

Aralık 2016

Yaş grubu: 7+

Küçük  Kara  Balık'ın  Heybesi

     Bir düşünmek gerek: "Bir kitap, bir çocuk kitabı neden bunca neslin aklına kazınmış ve unutulmaz olmuştur?" diye. Küçük, küçücük bir kara bir balığın hikâyesi neden aklımızın bir köşesinde kalakalmıştır ve kimi zamanlarca bu küçücük kara balık olmamızdan korkulmuştur.

    Geçmiş dönem, bizim dönem  ve şimdiki dönem diye ayırmadan, yaşadığımız toplumda öyle biz olmaktan korkutulmuş ve farklı yolları seçmemiz felaket olarak görülmüş ki farklı olan her şey kara sözcüğüyle özdeşleşmiş.

 

    Farklıysanız, kural dışı yaşıyorsanız: Ya kara koyun olursunuz ya kara balık. Öncelikle ne suçu var ki şu "kara"nın? Her renkten birisi değil mi o da? Herkesin beyaz olduğu bir yerde ayrıcalık olarak görülecekken karalık "Ne ara, nasıl?" kötülük, aykırılık olarak algılandı ve öyle yansıtıldı dünyada?

   "Küçük Kara Balık"ı okumak bizlere çok iyi geldi çünkü güçlüydü Küçük Kara Balık, aklına koyduğunu yapıyordu, korkusuzdu, yenilikleri ve keşfetmeyi öyle çok seviyordu ki yaşadığı hiçbir umutsuzluk onu pes ettirmiyordu ve o kendi gerçeğini, kendi yolculuğunda, kendisi yolunu çizerek bulmaya çalışıyordu. Yani bizim kendi hayatlarımızda yapamadıklarımızı o küçücük kara bedeniyle yapıyordu. O, o kadar güçlüydü ki adına ve rengine rağmen hayalleri korkutuyordu büyükleri. Onun için biz geçemediğimiz nehirleri de, ulaşamadığımız hayallerimizi de "Küçük Kara Balık"ın heybesine bıraktık. Onun için hep başköşemizde kaldı "Küçük Kara Balık". Büyüdüğümüzde de çocuklarımıza da fısıldasın istedik tüm hayallerimizi ve bizim yerimize yaptığı her şeyi!

Bu nedenle nesilden nesile tutuşturuldu elimize "Küçük Kara Balık" sen ol bari diye!

     İşte "Küçük Kara Balık" okumayanlar için herkesin içindeki umut aslında. Dünyanın gerçeğini keşfeden, yaşadığı yerin dışında da başka hayatların olduğunu öğrenen ve bu yolculukta bütün zorluklara göğüs gerip sonunda da bizi merak içinde bırakan, düşündüren eski bir masalın kahramanı.

    Kusursuz değil ne yazık ki “Küçük Kara Balık”!  Kitapta geçen bazı sözcükler o zamanda yazarın algısından mı yoksa doğanın hayvanlar arasındaki gerçekçi döngüsünü yansıttığı için midir bilinmez bazen bizi düşündürüp rahatsız edebiliyor. Ancak bu kitabı çocuklarla çalıştığımızda bu sözcüklerin hiçbirinin gözüne çarpmadığını da gördük. Çocuklar bazı şeyleri bizden daha çok kabullenmiş durumdalar sanırım. Ben de çocukluğumda okuduğumda özgür bir balık olma hayali ve yarattığı merakla daha fazla Samed Behrengi okuma isteği dışında hiçbir şey hatırlamıyorum. Ama bu da kesinlikle konuşulmaması demek anlamına gelmiyor elbet. Kitabın öncelikle başından sonuna kadar her bölümünde konuşulması gerekli diye düşünüyorum. Bizi endişelendiren kısımları da açıklama fırsatı yakalayabiliriz böylelikle. Belki çocuğunuzun hayallerini de keşfeder ve hayallerinizi "Küçük Kara Balık"ın heybesine koymak yerine birlikte yol alıp nehrin sonunu bulmak istersiniz kim bilir?

    Masal, yaşlı balık ninenin 12 bin çocuk balığa anlattığı Küçük Kara Balık masalıyla başlar ve on bir bin dokuz yüz doksan dokuz küçük balığın masalın bitiminde: “İyi geceler...” demesiyle sonlanır. Bir tek Küçük Kırmızı Balık ne yapsa uyuyamaz. Siz neden dersiniz? Küçük Kırmızı Balık neden uyuyamaz?

Bilge Bilgi