İKİZLERİN MACERALARI

     Günlerden bir gün ikiz kardeşler doğmuştu. Bu arada çiçeklerin olduğu, kuşların cıvıldaması ve yağmurun çiselemesinin olduğu bir Perşembe gündü. İkizlerin annesi ve babası çok mutluydu. Çünkü bir ikiz kızları vardı. İkizlerin babası Kadir Bey, ikizler için çarşıya çıkmıştı. Eve dönünce eşi Halime Hanım çok üzgündü. Kadir Bey;

 

  - Karıcığım, neden üzgünsün, diye sordu.

  - Halime Hanım ikizlerimizin hala adı yok, dedi. Kadir Bey;

  - Hiç üzülmene gerek yok artık, dedi ve kimlikleri gösterdi.

  Halime Hanım çok sevindi ve hemen isimlerini sordu. Kadir Bey;

  -Eda ve Elif, dedi.

   Bu isimlerde Kadir Bey ve Halime Hanım’ın annelerinin isimleriydi. Halime Hanım bunun için çok sevindi. Aradan 30 gün ve evlerine misafir gelmeye başladı. Eda ve Elif daha da büyümeye başladılar.

   Sonra 1 yaşına geldiler, herkes toplandı ve evi süsleyip, yemek yapıp ikizlerin doğum gününü kutladılar. Tabi bir süre aradan sonra anneleri işe başladı ve ikizlere bakıcı tutuldu. Bakıcı bunlara konuşan bebek aldı. Bu konuşan bebek, Elif’in eline dokununca ağladı, arkasından Eda da ağlamaya başladı. Çünkü bunlar tek yumurta ikizleriydiler. Aradan uzun bir yıl geçti. Eda ve Elif anasınıfına başladılar. İkisi de güzel güzel arkadaşlar edindiler. Ama Eda’nın en sevdiği arkadaşı Ceyda’ydı, Elif’in ise Ceylin idi. Ceylin ve Ceyda da ikiz idi. Bunlar birbirlerine çok iyi davranıyorlardı, ama Eda ise biraz cadalozdu. Ve bu yüzden en iyi arkadaşı Ceyda’ydı. Bu yıl bitti 1. Sınıf oldular, öğretmenlerinin adı Merve idi. Merve hoca Halime Hanımın arkadaşıydı. Eda ve Elif artık tüm bilgileri anlayıp yaz tatiline girdiler, tatil için Antalya’yı seçtiler. Orada 10 gün durdular. Denize girdiler orada arkadaş buldular arkadaşının adı seher idi. Seher çok iyi yüzücüydü, ama Elif ve Eda çok korkuyordu. Seher;

 -Korkmanıza gerek yok, simitlerinizi takıp yanıma gelin, sizinle öğrenmek istiyorum, dedi.

Sonra da denize girdiler. Kadir Bey voleybol oynuyordu. Bu sırada akşam olmuştu ve otele döndüler. Sabah olup kahvaltıyı yapıp yola çıktılar. Sonra anneannesine uğradılar, orada hayvanlara bakıp ormana gittiler. Ormanda mantar topladılar ve aradan birkaç gün geçtikten sonra evlerine döndüler ve okullar açılmıştı, Eda ve Elif’in ilk dersleri İngilizce idi. Eda ve Elif çok korkmuşlardı. Ama en sonunda en başarılı onlar oldular. Aradan 2 ay geçti, Merve Hoca üzgün bir şekilde sınıfa girdi ve

-Çocuklar artık ben aranızdan ayrılıyorum, dedi.

Hepimize hediye verip gitti. Artık yeni hocamız gelmişti, adı ise Fatmagül’dü. İlk dersimiz tanışma ile geçmişti ama herkesin suratı üzgün bir şekildeydi. Fatmagül Hoca her şeyi biliyordu. Fatmagül Hoca;

-Ben her şeyi biliyorum siz üzülmeyin o sadece sizin öğretmeniniz değil küçük arkadaşlarınızı okutacak. Yani okuldan gitmiyor, deyince herkes sevinmeye başladı.

 

 

IRMAK YURDAY