Elif Taşınıyor

Elif suskun çocuktu ne zaman konuşacağı hiç belli olmazdı.

Konuştuğu zaman da hiç susmazdı.  Genellikle herkesi şaşırtır ondan beklenmeyen şeyler söyler ve tekrar susardı.

 

Sevindiğini ve üzüldüğüne yüzüne bakarak anlamak olanaksızdı.

Elifin anne ve babası öğretmendi.

Artık taşınması gerekiyordu başka bir şehirde öğretmenlik yapacaklardı.

Eliflerin evinde bir taşınma telaşı başlamıştı. Koca koca dolaplar kütüphaneler hareketlendi. Kitaplar kolilere giysiler bavullara, mutfak eşyaları kutulara dolduruldu.

Halılar rulo yapıldı.

Evlerinin ayrılmaz bir parçası olan yemek masası eskiciye verildi.

Annesinin çok sevdiği koltuk komşuya verildi

Elifin çok sevdiği salondaki büyük kristal ayna yolda kırılır diye evde bırakıldı. Elif çok üzüldü.

Elif demek ki bu eşyalar gerçekte bizim değilmiş diye düşündü.

Tıpkı bu ev gibi kim bilir bizim olmayan ve benim bilmediğim neler var dedi Elif. Ve çok şaşkındı.

Anne ve babası özel eşyalarını iki tane sırt çantasına doldurdu.

Elif anlayamadı ve şaşırmıştı.

 

Şaşırma dedi annesi gülerek, bu eve 5 yıl önce de yanımızda sadece bu iki sırt çantası ile gelmiştik. Şimdi yine bu ikisi ile başka eve gidiyoruz şimdi.

Eskisine göre sahip olduğumuz birkaç fazla eşya var ama dedi babası

Kitaplarımız ve dünyanın en tatlı kızı olan sen Elif cim

Annesi elveda güzel şehir bizi özle olur mu? Elif sustu öylece kalakaldı.

Anne ve babasının taşınmaya bu kadar hazırlıklı olması onu şaşırtmıştı.

Oysa ne kolaydı taşınmak.

Elif Güzel