Defne Türkuyan

Çürük İncir

Evvel zaman içinde ülkenin birinde bir kral yaşarmış. Bu kralın bir kızı varmış. Kral kızını çok severmiş. Günlerden bir gün prensesin canı incir çekmiş. Kral, hizmetçilerinden incir toplamasını istemiş. Ama incir toplayan görevli o gün hastaymış. Mecburi incir toplama görevini kör bir adama vermişler. Kör adam incirleri toplamış. Ve prensese göndermiş. Prenses incirleri yemiş. Ama sonra bayılmış. Hizmetçi prensese bakmaya giderken onun bayıldığını görmüş. Hemen kraliyetin en iyi doktorunu çağırmış. Doktor prensesi muayene etmiş. Ama hastalığının ne olduğunu anlamamış. 
Kralın kızı okula başlamış. Kral gün boyunca kızını özlemiş ve yanına çağırmış. Prenses kralın yanına geldiği anda bayılmış. Kral çok korkmuş. Hizmetçi hemen atılmış ve şöyle demiş:
Kralım prenses incirleri yedikten sonra bayılmaya başladı. Kral hemen kör adamı hapse atmış. Hizmetçi buna çok sevinmiş. Aslında hizmetçi bir zamanlar kör adama küsmüş. Çünkü kör adam bir süre önce ondan bir şey çalmış.Bu yüzden de ondan intikam almak için incir toplayan görevliyi hasta etmiş. Kral yine doktoru çağırmış. Doktor resmen uçarak gelmiş. Sonra birden Doktor olayı anlamış. Ve şöyle demiş:
Efendim kızınız bir tek küsen kişilerin barışması ile düzelebilir demiş. Kral aslında hizmetçiyle kör adamın küs olduğunu biliyormuş. Bunu kralın bildiğini ikisi de biliyormuş. Sonra kralın aklına bir fikir gelmiş. Her ikisine de senle arkadaş olabiliriz ,hatta dost bile kalabiliriz demiş. İkisi de bu sözlere şaşırmış. Çünkü kralın onları sevmediğini sanıyorlarmış. Sonunda hizmetçi dayanamamış ve  kör adama kralın ne demek istediğini sormuş. Sonra her ikisi de cevap aramaya koyulmuşlar. Kısa süre sonra tekrar iyi arkadaş olmuşlar. Ve prenses de ayılmaya başlamış. Bu hikayeden de iyilikle dost olabileceğimizi anlıyoruz.

Defne Türkuyan