Tavuk ile Avcı

Bir zamanlar bir çiftlik varmış. O çiftlikte bir tavuk varmış; o tavuk çok sevilen bir tavukmuş. O tavuk aynı zamanda çok zeki imiş. Bir gün çiftçi...

 

Çiftçi: “Bu tavuk çok sevildiğine göre daha çok tavuk satın alırsam zengin olurum!” diye düşünmüş. Ve çok sayıda tavuğu olmuş. Ama eski tavuğa yer kalmadığı için onu çiftlikten atmak zorunda kalmış.

 

Tavuk buna çok üzülmüş, aynı zamanda çok sinirlenmiş. Tavuk ormana doğru yolculuk yapmış. Ormanda bir yılan tavuğu görmüş...

 

Yılan: “Bu ormanda tavuğun ne işi var böyle? Çok lezzetli görünüyor, gidip onu yiyim bari” diye tavuğun yanına gitmiş. Tavuk yılanı görünce çok korkmuştu. Ama tavuk zekiydi, dalda bir baykuş görünce aklına bir fikir gelmişti. Yılana şunları söyledi...

 

Tavuk: “Eğer beni yiyeceksen şu daldaki baykuş da seni yiyecek” demiş. Yılan baykuşu görünce korkudan kaçtı.

 

Bir gün bir avcı ormana gitmiş. Ormanda tavuğu görünce ona doğru nişan atmış. Tavuk korkudan tir tir titriyordu. Tavuğun aklına bir fikir gelmişti. Tavuk avcıya şunları söyledi...

 

Tavuk: “Bu ormanda aslanlar var bilmiyor musun yoksa?” dedi. Avcı inanmadı bu yüzden hâlâ nişan alıyordu. Tam ateş edecekken aslan kadar gürültülü bir çığlık gelmişti. Avcı korkudan kaçmıştı. Tavuk bu sesin nereden geldiğini merak etmişti, bu yüzden sesi takip etti. Gürültü tatlı bir evden gelişti; tavuk evin içine gidip ne görsün. Küçük yaşta bir çocuk ağlıyordu. Küçük çocuk tavuğu görünce ağlamayı bırakıp tavuğun yanına gidip sarıldı. Ve bu evin evcil hayvanı olup sonsuza dek mutlu yaşamışlar. 

Coşkun Yusuf Yaz Türkeli