nEDEN KİTAP ETKİNLİĞİ?

 

     "Ortak amacımız ne?" diye sormak lazım ilk önce kendimize ve sonra da birbirimize. Benim bu soruyu sorma başlangıcım başta ÇDD (Çağdaş Drama Derneği)'de ve çeşitli aldığım eğitimlerde tanıştığım insanlarla oldu diyebilirim.
    Hepimiz okuyan çocuklar olsun istiyoruz bu dünyada. Okusunlar ki kendilerini iyi ifade etsinler, hayal kurmayı, yaratıcılığı, bambaşka hayatları unutmasınlar. Okuyan çocuklar olsun ki hayatı ve bütün doğruları sorgulamayı öğrensinler. Hem de kendi kendilerine bunu başarsınlar. 
Gözüne sokmadan öğrensin çocuk karşılaştırmayı, empati kurmayı, mutlu olmayı, üzülmeyi de vicdanı da merhameti de bazen kendi hayatında bulamadığı çocukluğu da.
     İyi hoş da okumuyorlar işte değil mi?
Biz öğretmenler ve sayın anne babalar, can büyüklerimiz; 
bizler gerçekten ama gerçekten ne kadar doğru yollarla sevdirdik okumayı çocuklara? Ne zaman zorunluluktan uzakta, sadece keyif almayı tattırabildik ki onlara.
     Biz öğretmenler çok kitap okumayı, kitap okuma yarışmaları yaparak ya da güya yaratıcı okuma çalışmaları altında okuma ödevi vererek ardından da çocuklara okudukları kitaptan sınav yaparak başarılı olacağımızı sandık. 
    Anne, babalar ve can büyüklerimiz, kitapçıya gidip şekli güzel kitapları alıp çocuklarımızla okuma sırasında konuşmadan, belki de hiç okumadan başka bir zamanda kitapçıda bulduk kendimizi, sevindik üstelik tekrar kitap alacağımız için. Ancak çocuğumuza " yeni bir şey almanın keyfi" dışında ne kadar kitap okumanın keyfini ve ihtiyacını hissettirebildik?

     Evet, hepimizin üstüne basa basa söylediği gibi teknoloji çağında kitaplar, çocuklar için ikinci sırayı bırakın sonlarda yer alıyor. Bunun için de görselliği kolay elde edebilen çocuklar, uzun uzun betimlemelerden çabuk sıkılıyorlar. Sıkılmamalarını sağlayacak yöntemler ve bu yöntemleri taşıyan kitaplar da var elbet. Bunu bir başka yazımızda sizinle mutlaka paylaşacağım.
     Ne zaman ki işin içine okullarda verilen notlar girdi, kitap okudu diye ödül ya da okumadı diye ceza girdi, işte o zaman bu çocukları ancak bizim olduğumuz ortamlarda okuyan, biz gidince gizli gizli telefonunu ya da ipadini açan, okumuş numarası yapıp yanınıza on dakika sonra gelip okudum bitti diyen ya da okurken çok uykusu gelen çocuklar buluruz. 

 

     Bir kitabı sevmek anın keyif vermesiyle başlar. Eşleştirme yöntemini bilirsiniz. Sevdiğimiz bir anla başka bir nesneyi eşleştirirsek ( ödülden bahsetmiyorum bahsettiğimiz an) ki bu konuda kitaptaki olaylar oluyor bu. Fark ettirmeden bilinçaltında belki çok sonraları için çok büyük adımlar atılmasını sağlayabiliriz.
   Kitap inceleme etkinliklerinde elbette kitaptan sorular soruyoruz ama bu soruların öncesinde öğrenciler kitapla ve olaylarla ilgili öyle farklı etkinliklerden geçiyorlar ki öğrenciler fark etmeden hem kitabın içerisindekileri çok iyi hatırlıyor hem de keyif aldıkları için kitaptaki geri kalan bölümü merakla okuyorlar.
   Bir kitapta birçok yaratıcı okuma, yazma, yaratıcı drama çalışması yapılabilir. Bunların her birini her sayfada uygulamaya kalkarsanız çocuklar etkinlik içinde boğulur. ( Bu hataya zamanında ben de düşenlerdenim.) O zaman kitabın dışında etkinliğe odaklı ilerlemiş olursunuz. Gözlemlerimle ve çocuklarla yapmış olduğumuz tüm sohbetlerin sonunda vardığım sonuç şu ki:
  Nasıl bir çocuk yeni doğduğundan itibaren bir sevmediği yemeği 21 kez deneme zamanı varsa kitapları da farklı zamanlarda, farklı türlerde, farklı etkinliklerle deneyip en iyisini ve keyif vereni bulmak gerekli.
Bunun için de denemekten bıkmayacağız. Gerekirse sıraların üstüne çıkıp okuyacak çocuklar, gerekirse yerde yuvarlanıp yakalamaç oynayıp canlandırmalar yapıp ( kitabın aynısını değil asla) yazar olacaklar, söyleşi yapacaklar, kitabın içinde bizzat yaşayacaklar… Kitap okuma etkinliklerinden onların istedikleri de tam anlamıyla bu.
   Siz onları karşıdan bakıp oyun oynuyor sanarken sonrasında yaptığınız çember söyleşilerinde kitapla ilgili yapmış oldukları yorumlara inanamayacaksınız. ( Bizzat gördüm ve bu zevki tattım. ) Belki birinci kitapta onlar da sadece oyun oynadıklarını düşünecekler ama etkinlikler ve ardından da mutlaka sorgulamalar, tartışmalar ve hayal kurmalar yapıldıkça keyif almaya ve yalnızken de kitap okumaya, arkadaşlarına tavsiyelerde bulunmaya ve kitap okumanın da normal günlük şeylerden öte bir farkındalık olmasını tatmaya başlayacaklar. Öyle olacak ki: "Hiç kitap okumayı sevmem!" diyen çocuklar: "Yine sevmiyorum ama şu kitaplar iyiydi ama her kitap öyle olmuyor ki!" demeye başladıysa daha çok yolunuz olacak ama kapının çoktan açıldığını fark edeceksiniz.
   Belki kitap değil de dergi okumakla başlayacak okumayı sevmeye. Derdimiz öncelikle okumayı seven her türden okumaktan keyif alacak çocuklar yetiştirmek olsun.

    Yanlış yapa yapa, deneye deneye öğreneceğiz kitaplara ulaşan yolları. Bazıları kestirmeden, bazıları yolları uzatarak ulaşacak. Başında da söylediğimiz gibi amacımız "okuyan çocuklar"sa ben çocukların hem eğlenip hem sorgulamasından yanayım.
  Bir kitap çocuğunuzun zihninde sorular sordurup duruyorsa ben o kitabı baş köşeme koyarım ve onu size sunmaktan gurur duyarım.
   Eminim bütün başköşe kitaplarımın arasında beğenmedikleriniz olacaktır. Ülkemizdeki kitap cennetinde iyi kitap bulmanın ve seçmenin zorluğunu bilen olarak ( çocuk kitapları üzerine birçok güzel sitenin yanında ) bu site ve etkinliklerimiz, çocuklarımızın ve üreten yazarlarımızın yazıları size bir rehber olabilirse ne mutlu bizlere!

Bilge Bilgi
 

Bilge Bilgi