Berra  Karatürk

SABIRLI OLMAK

    Umut, babası Ahmet Beyle uzay maceraları oyunu oynuyorlardı. Bu sırada babasının telefonu çaldı. Arayan babasının patronuydu. Babasına patronu üç günlük iş seyahatine gitmesi gerektiğini söyledi. Babası Umut’a bunu söyleyince Umut çok üzüldü. Çünkü çok güzel vakit geçiriyorlardı. Babası ve annesi odaya bavul hazırlamaya gittiler. Umut da odasına çıktı.

     Ertesi gün Umut’un babası iş için yola koyuldu. Babası gidince Umut’un canı çok sıkıldı. Annesinin yanına gidip canının çok sıkıldığını söyledi ve ne yapabileceği konusunda annesinden yardım istedi. Annesi de Umut’a babası yokken O’na sürpriz hazırlayabileceğini söyledi. Umut da uzay gemileri çizebilirim diye düşündü. Odasına gidip hemen uzay gemileri çizmeye başladı. Annesi de sessizce Umut’u izledi. Umut okuldan dönünce hemen çizimlerinin başına geçiyordu. Geceleri yatarken annesiyle beraber babasının sağlıkla hemen geri dönmesi için dua ediyordu. İki gün böyle geçti. Umut’un uzay gemileri hazırdı. Babasının da dönüş saati yaklaşıyordu.

 

     Umut çok heyecanlıydı. Evin içinde koşuşturup duruyordu. Ve nihayet babası eve geldi. Umut bahçe kapısında babasını görür görmez boynuna atladı. Birlikte içeri girdiler. Hemen babasının gözlerini kapattı. Ağır ağır adımlarla babasını odasına

götürdü. Babasına uzay gemilerini çizdiği defteri uzattı. Babası deftere bakınca çok duygulandı. Babası Umut’u kucağına aldı ve sıkıca sarıldı. Umut da babasının kulağına eğilerek ‘’Biliyor musun babacığım, sen yokken çok sabırlı bir çocuktum.’’ dedi.

Babası da seyahatten aldığı uzay gemisi oyuncağını Umut’a verdi. ‘’Birbirimizden uzakta bile olsak kalplerimiz bir hisseder’’ dedi.