Yazar ve Ayna

BATUHAN KILIÇ

10 Temmuz 2004 yılında Erzurum’da dünyaya geldim. Annem ve babam bankacı olduğundan sürekli değişik şehirlere tayinimiz çıkıyordu.  1. ve 2. sınıfı Isparta’da okudum. 3.sınıfı Ankara’da, 4.sınıfı İstanbul’da tamamladıktan sonra eğitimime İstanbul ‘da Nurgül Kale Ortaokulu 6.sınıfta devam etmekteyim. Ankara’da okuduğum dönemlerde kendi çapımda hikâyeler yazmaya başladım. Bu durum sınıf öğretmenim tarafımdan fark edilip aileme söylendi. Daha bir keyifli yazıları kalemime almaya başladım. İstanbul’a gelip Türkçe öğretmenim Aylin Hanım’ın da bana desteğiyle bu duygularımı kitap haline getirip okuyucularımla buluşmak istedim. Yazı yazmanın yanında taekwondo, futbol, basketbol dallarında faaliyet gösterdim. Halen FCBEscola (Barselona Futbol kulübü) İstanbul Futbol Okulunda kalecilik yapmaktayım.   Tarihi, belgesel seyretmeyi afacan kardeşim Buğra ile bilgisayar oyunları oynamak diğer hobilerim arasındadır. Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum. İlerde çok iyi bir yazar olmak istiyorum çünkü yazmak benim sevincim.

Bir Cuma sabahı beni neyin beklediğinden habersiz oturmuş çayımı yudumluyordum kapı zili aniden çaldı yıllardır kimse bu eve ziyarete gelmezdi kapıya gidip kimin olduğuna baktım postacıydı eliyle alnındaki terini siliyordu yanında koca bir kutu vardı kapıyı açıp postacını elindeki kağıdı imzaladım kutuyu zorla içeri soktum sona kadar götürüp açtım kutuda alfa yazıyordu kutuyu açtığımda çok şaşırdım bir ayna vardı aynanın üstünde de bir not kardeşim yazmış ”bu aynaya sahip çık “  yazıyordu aynayı alıp duvarın dibine dayadım ardından tekrar oturmak için salona gittim ama uyuya kalmışım bir rüya gördüm kardeşim beni bu ayna doğru itiyor ve ben aynadan içeri doğru düşüyorum bir anda irkilerek uyandım ve aynanın yanına gittim ayna altın yaldızlıydı bir anda kapı çaldı kapıda üç tane uzun boylu adam vardı bağırıyorlardı ben korkarak aynaya yöneldim ayna parlamaya başladı ve içinde kardeşimi gördüm elini aynanın içinden uzatarak beni aynanın içine çekti yemyeşil bir ormandaydık kardeşim yani Batuhan ’nın elinde bir defter vardı ormanın içinden geçerek gizli bir eve vardık ev iki katlı ve çok büyüktü Batu’ya neler olduğunu sordum; bana dünyada okunan masalların gerçek olduğunu söyledi ve o masalların yazarlarının tehlikede olduğunu anlattı. Batu da bir yazardı yani o da tehlikedeydi. Bulunduğumuz Dünya’yı Batu yaratmış, elindeki defterden çok az kişide olduğunu söyledi. Deftere yazılanlar ayna boyutunda gerçek oluyormuş 
Sabaha kadar yazı yazdı her kelimede beni daha büyük bir korku alıyordu sabahleyin defteri alıp evden çıktık çıkar çıkmaz birkaç metre yürüyüp durduk. Batuhan defteri çıkarıp birkaç kelime karaladı sonra ev yerin dibine girdi. Hızla oradan ayrıldık tekrar ormana girdik aynanın olduğu yerden geri çıkmayı planlıyorduk ama planladığımız gibi olmadı o adamlar bizi yakaladılar bağlanıp karanlık bir hücreye atıldık.  Defteri elimizden almışlardı ne yapacağımızı bilmeden oturmuştuk .Bir iki saat sonra art arda dört patlama oldu. Patlamayı yapanlar masal kahramanlarıydı. Hücrenin kapısını yedi cücelerden biri açtı. Bilgiliydi bu. Artık yazarlar tehlikede değildi o hücreden çıkıp ayna boyutuna geri döndük. Batuhan yeni bir konsey kurdu yazarlar konseyiydi bu ayna dünyasına geçiş sadece tek aynadan sağlanacaktı. Geri kalan tüm aynalar yakıldı ve ben kardeşimle yeni ve inanılmaz bir yolculuğa başladım. Bana da düşüncelerimi kontrol etmeyi öğretti ve be de artık bir yazarım. Bu gerçekten de mükemmeldi.  artık korkmadan yazabiliyoruz
Sağ olun yazarlar,  bizlere okuma mucizesi bahşettiğiniz için.