RÜYA

Bir bahar günüydü. Uyku saatim gelmişti. Uyudum. Rüyamda bir adam vardı ve sürekli “bir bardak su” diyordu. Ona su vermedim. Sonra beni alıp götürdü. Sabah uyandığımda odanın ortasında birisi vardı. Bu benden su isteyen adamdı. Üstüme koşmaya başladı. Elinde bir bıçak vardı. O anda uyandım. Uyandığımı sandığımda hala uykudaymışım. Saat daha sabahın dördüydü. Odamın zemininde ıslak ayak izleri vardı. Korktum. Sonra bir kahkaha sesi geldi. Herhalde alt kattan geliyor diye düşündüm. Salona çıktım. Mutfaktan su aldım ve odama döndüm. Yorganın altına girdim. Rüyanın etkisi altındaydım. Odamın ortasındaki ayak izleri geçmişti. Sonra kapı çaldı. Annem kapıyı açtı ve bir ses geldi. Bir bardak su!                                  

   

     İşte macera başlıyordu. Annemi bayılttı. Benden ne istiyordu acaba? Üstüme geliyordu adımı bağırarak ”Aytuğ” benimle gel. Odama sıkışmıştım. Annem arkasından yaklaştı onu durdurabileceğini düşündü ama annemi tutup dolabıma kilitledi. Bende o arada kaçmaya çalıştım. Ve kurtulmayı başardım, merdivenlerden koşarak indim. Arkamdaydı “bir bardak su” diyerek bağırmaya devam ediyordu. Benden istediği bir bardak su olamazdı. Merdivende ayağımın altındaki halı kaydı ve düştüm. Ve yakalandım, her şeyin sonuna geldiğimi düşündüm. Ama yeni başlıyorduk.

 

    Gözlerim bağlı bir şekilde arabaya bindirildim. Beni arabanın içinden çıkardılar ve gözlerimi çözdüler. İlk gördüğüm rüyadaki yerde bulunuyordum. Bir ara sokaktan geçtik, benden bir kolye bulmamı istiyorlardı. Su ile ilgili bir şey yoktu yani. Bir ormana götürüldüm, elime de bir mızrak verildi. Benim boyumdan büyük bir mızrak taşıyordum. Daha sonra ormanda yürürken bir flüt sesi duydum. Karşıma üç tane satir çıktı. Kolye bunlardan birisinin boynunda bulunmaktaydı. Onu oradan almak zorundaydım ama alabileceğimi düşünmüyorum.

    Neden ben seçilmiştim? Bunu düşünürken satirlerin arkasından bir Zümrüdü Anka ve hükmettiği kuşlar geldi. O beni diğerleri de satirleri alıp götürdü. Benden su isteyen adam arkamızdan koşuyordu. O koşarken Zümrüdü Anka’nın bir kuşu onun önüne kolyeyi attı.

   Eve gittik, sabah uyandım ve yatağımdaydım. Kalkınca annemden bir bardak su istedim. Ve bütün olanların rüya olduğunu anladım. Yüzlerimi yıkayıp odama döndüm. Camın önünde üç tane kuş vardı, cama gagalarıyla vuruyorlardı, bunlar Zümrüdü Anka’nın kuşlarıydı. Bu olanlar gerçek miydi? Rüya mıydı?

ALPEREN ŞENER