Sonbahar Güzeldir

En sevdiğim mevsim sonbahar….

 

Havalar tam istediğim gibi, arkadaşlarım yanıbaşımda… Hava güzel ve hafif bir meltem var. Bu gün İstanbul’un cennet bahçesindeyiz. Yerde büyük bir piknik örtüsü; üstündekilerle ayrı bir güzel ki bir de hepimizin özlediği çim kokusu da yok mu? Neredeyse unutuyoruz İstanbulda olduğumuzu. Yanımızda tüten sıcacık semaverin kaynama sesi bize ayrı bir samimiyet sağlıyor ve her ne kadar yanlardan insanlar koşuşurarak geçiyor, arabalar telaşla korna çalıyor olsa da bize bunları unutturuyor. Hiç konuşmadığımız kadar konuşup, hiç gülmediğimiz kadar gülüyoruz. Yoruyor bu kadar dertleşmek; dayanamıyoruz, uyku çöküyor ve uyuyoruz. Çocuksu hayaller kurup şeker evlerine giriyor bazılarımız bazılarımız ise hiç olmadığı kadar olgun ama bir o kadar da mutlu hissediyor kendini…

Aaaa! Bir yağmur düşüyor yüzüme ve uyanıyorum anniden… Herkes mışıl mışıl uyuyor. Uzakta bisiklete binen insanlar, yaşlı ama zengin görünümlü bir kadın… herkesi betimleyemeyecek kadar çok insan var. Sararmış yapraklar düşüyor her yere. Dayanamayıp eski daktilomu çıkarıyor başalıyorum yazmaya. Akşam oluyor geri dönüyoruz. Hemen giryorum yatağa ve hala orayı düşünüyorum. Orda herkesin bir hikayesi var. Zor kalkıyorum ve aynaya bakınca o yine o gülümseme gözümün önünde: İstanbul’un sonbaharının gülümsemesi…

Ada Kahyaoğlu